Tasarruf Finansman (Biriktirme Usulü) Sözleşmesinde Organizasyon Ücreti İade Edilir mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne göre, tasarruf finansman sözleşmesinde ödenen organizasyon ücretinin sözleşme feshedilse dahi iade edilmeyeceğine ve kalan tasarruf bedelinin altı ay içinde geri ödeneceğine ilişkin hükümler, ilgili mevzuata uygun olup tüketici aleyhine haksız şart sayılmaz.
Olayın Özeti
Bir tüketici, konut edinmek amacıyla bir tasarruf finansman şirketiyle biriktirme usulüne dayalı bir finansman sözleşmesi imzalamış; sözleşme kapsamında peşin bir organizasyon ücreti ödemiş ve belirli tutarlarda taksit yatırmıştır. Süreç içinde sözleşmeyi feshetmek isteyen tüketici, tüketici hakem heyetine başvurarak hem organizasyon ücretinin hem de ödediği taksitlerin tamamının iadesini talep etmiştir.
Mahkemenin Yaklaşımı
İlk derece tüketici mahkemesi, organizasyon ücretinin fesih halinde iade edilmeyeceğine ve kalan tasarruf bedelinin ancak altı ay içinde ödeneceğine ilişkin sözleşme hükümlerini, tüketici aleyhine dengesizlik yaratan haksız şart olarak nitelendirmiş; organizasyon ücretinin bir kısmının ve ödenen taksitlerin tamamının derhâl iadesine karar vermiştir.
Yargıtay'ın Değerlendirmesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, organizasyon ücretinin iade edilmeyeceğine ve tasarruf bedelinin altı ay içinde geri ödeneceğine ilişkin hükümlerin, tasarruf finansman şirketlerine ilişkin özel mevzuat ve ilgili yönetmelik hükümleriyle uyumlu olduğunu; bu düzenlemelerin kanun koyucu tarafından öngörülen makul bir denge kurduğunu belirtmiştir. Ayrıca başvuru tarihinde henüz muaccel hale gelmiş bir alacağın bulunmadığını, bu nedenle hakem heyetinin talebi kabul etmesinin de hatalı olduğunu tespit etmiştir.
Sonuç
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay, hükmün, önceden kesinleşmiş sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar vermiştir.
SVK Hukuk notu: Tasarruf finansman sözleşmelerinde organizasyon ücretinin iade edilmemesi ve tasarruf bedelinin belirli bir süre içinde geri ödenmesi, tek başına haksız şart sayılmaz; bu tür sözleşmelere özgü mevzuata uygunluk esas alınmalıdır.
Kaynak: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Esas 2026/2876, Karar 2026/2703 (04.05.2026). Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, somut olaya özgü hukuki değerlendirme için bir avukata danışınız.
Benzer bir konuda hukuki destek mi arıyorsunuz?
Danışmanlık Talep Edin