Uçak Kazalarında Yolcu Tazminatı: Taşıyıcının Sorumluluğu Nasıl Belirlenir?
25 Ağustos 2026
Sena Özcan
Avukat
Sivil havacılık kazalarında yolcunun ölümü veya yaralanması sonucu doğan zararlardan havayolu taşıyıcısının sorumluluğu, Türkiye'nin 26 Mart 2011 tarihinden itibaren taraf olduğu 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu ile uluslararası taşımalarda, iç hat taşımalarında ise 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'nun genel sorumluluk hükümleri çerçevesinde belirlenir.
Montreal Konvansiyonu Uluslararası Taşımalarda Neyi Öngörür?
Montreal Konvansiyonu, uluslararası hava yolculuğunda yolcunun ölümü veya bedensel zararı hâlinde taşıyıcının sorumluluğunu kademeli bir sisteme bağlar: belirli bir eşiğe (özel çekme hakkı — SDR esaslı) kadar taşıyıcının kusursuz sorumluluğu söz konusudur, bu eşiği aşan zararlarda ise taşıyıcı ancak kusursuz olduğunu ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Bu eşik tutarları periyodik olarak uluslararası düzeyde güncellenmektedir; güncel rakam için ilgili konvansiyon metnine veya Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü duyurularına bakılmalıdır.
Konvansiyon, yalnızca ölüm/yaralanma değil, bagaj kaybı/hasarı ve taşıma gecikmesi kaynaklı zararları da düzenler; her biri için farklı sorumluluk esasları ve süreler öngörülmüştür.
İç Hat Uçuşlarında Hangi Mevzuat Uygulanır?
Türkiye içi (iç hat) taşımalarda Montreal Konvansiyonu doğrudan uygulanmasa da, 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu ve ilgili SHY (Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Yönetmeliği) düzenlemeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun genel sorumluluk hükümleri devreye girer; uygulamada Türk mahkemeleri Montreal Konvansiyonu'ndaki ilkelerden de yorum yoluyla yararlanabilmektedir.
Tazminat Talebi Nasıl Yapılır?
Tazminat talebi öncelikle havayolu şirketine yazılı olarak yöneltilir; bagaj kaybı/hasarı gibi konularda konvansiyon kısa şikayet süreleri öngörür, bu nedenle olay sonrası mümkün olan en kısa sürede yazılı bildirim yapılması önemlidir. Uzlaşma sağlanamazsa, yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk konvansiyon hükümlerine göre belirlenir; bu noktada uluslararası taşımalarda yetki/hukuk seçimi teknik bir konu olduğundan hukuki destek alınması önerilir.
