Tazminat Hukuku

Tekne ve Yat Kazalarında Deniz Sigortası Tazminatı Nasıl Talep Edilir?

25 Ağustos 2026

Melisa Su Altınbaş

Avukat

Deniz sigortası, bir tekne, yat veya diğer deniz aracının kaza, batma, yangın, çatma, fırtına veya çalınma gibi bir riziko sonucu uğradığı zararı, sigortacının prim karşılığında üstlendiği sigorta türüdür. Türkiye'de deniz sigortası sözleşmeleri, ayrı bir kanun değil, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Altıncı Kitabı'ndaki genel sigorta hukuku hükümleri (m.1401 vd.) çerçevesinde düzenlenir; deniz taşımacılığına özgü bazı istisnalar da yine bu hükümler içinde yer alır (örn. m.1421).

Deniz Sigortası Sözleşmesinin Hukuki Temeli Nedir?

TTK m.1401'e göre sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin (rizikonun) gerçekleşmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi veya bir veya birkaç kişinin hayat süreleriyle bağlantılı olarak bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı üstlendiği sözleşmedir. Tekne/yat sigortası (gövde-makine sigortası, "hull insurance") ve buna bağlı sorumluluk sigortaları da bu genel çerçeveye tabidir; sözleşmenin kapsamı büyük ölçüde poliçe genel ve özel şartlarıyla belirlenir.

TTK m.1409 uyarınca sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur; sözleşmede hangi rizikoların kapsam dışı bırakıldığı açıkça yazılmalıdır. Bu nedenle tazminat talebinin ilk adımı, poliçenin kapsadığı rizikoların (batma, çatma, yangın, fırtına, hırsızlık vb.) net biçimde tespitidir.

Tazminat Talebi İçin Hangi Adımlar İzlenmeli?

Kaza veya hasar meydana geldiğinde, poliçe genel şartlarında öngörülen sürede sigortacıya yazılı bildirim yapılması büyük önem taşır; geç bildirim, sigortacının zarar tespitini güçleştirdiği gerekçesiyle tazminat sürecini olumsuz etkileyebilir. Bildirimle birlikte olay yeri/deniz raporu, liman başkanlığı veya ilgili idari makam tutanağı, hasar tespit raporu ve varsa tanık beyanları gibi belgelerin toplanması, talebin hızlı değerlendirilmesini sağlar.

Sigortacı, genellikle kendi eksperini (sigorta eksperi/dispeç) görevlendirerek hasarın kapsamını ve rizikonun poliçe şartlarına uygunluğunu inceler. Taraflar arasında hasar bedeli konusunda anlaşmazlık çıkması hâlinde bağımsız bir bilirkişi incelemesi talep edilebilir.

Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

TTK m.1420'ye göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre kısa olduğundan, hasar sonrası sigortacı ile yazışmaların ve varsa ret bildiriminin tarihinin dikkatle takip edilmesi önemlidir.

Sigortacı Tazminatı Reddederse Ne Olur?

Sigortacının, rizikonun poliçe kapsamı dışında kaldığı, ağır kusur bulunduğu veya beyan yükümlülüğünün ihlal edildiği gibi gerekçelerle tazminatı reddetmesi mümkündür. Böyle bir durumda öncelikle sigortacının ret gerekçesinin poliçe şartlarına ve TTK hükümlerine uygunluğu hukuken değerlendirilmeli, gerekirse dava veya tahkim yoluna başvurulmalıdır.