Kamulaştırma Süreci Nasıl İşler? Bedel Tespiti Davası
25 Ağustos 2026
Berşan Celal Şavik
Kurucu Avukat
Kamulaştırma, kamu yararının gerektirdiği hâllerde bir idarenin, gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine ait taşınmazın bedelini peşin veya taksitle ödeyerek mülkiyetini kamuya geçirmesidir ve süreç 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nda düzenlenmiştir.
Kamulaştırmada Satın Alma Usulü
Kanunun 8. maddesine göre idareler, tapuda kayıtlı taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda öncelikle satın alma usulünü uygulamak zorundadır. İdare, taşınmazın değerini kanunda öngörülen esaslara göre tespit ettirir ve malike bu bedeli teklif eder; malikin teklifi kabul etmesi hâlinde süreç anlaşmayla, tapuda resmi senet düzenlenerek sonuçlanır.
Satın alma usulüyle anlaşma sağlanamaması hâlinde idare, 10. madde uyarınca topladığı bilgi ve belgelerle asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi için dava açar.
Malikin Bedele İtiraz Hakkı
İdare tarafından açılan bedel tespiti davasında mahkemenin belirlediği bedel, malik tarafından yetersiz bulunabilir. Bu durumda malik, kanunda öngörülen süre içinde bedelin artırılması talebiyle dava açma veya mevcut davada itirazlarını ileri sürme hakkına sahiptir; bedel tespitinde bilirkişi incelemesi belirleyici rol oynar.
Kamulaştırma bedeli mahkemece kesinleşmeden idare, kural olarak taşınmaza el koyamaz; ancak kanunda düzenlenen acele kamulaştırma gibi istisnai usullerde bu sıra farklılaşabilir.
Kamulaştırmasız El Atma ile Karışıklık
Kamulaştırma sürecinin usulüne uygun yürütülmesi ayrı bir konu, idarenin hiçbir kamulaştırma işlemi yapmadan bir taşınmaza fiilen el koyması (kamulaştırmasız el atma) ise tamamen farklı bir hukuki rejime ve tazminat talebine tabidir.
Kamulaştırma sürecinin her aşamasında (teklif bedelinin değerlendirilmesi, dava açma süreleri, bilirkişi raporuna itiraz) usul hükümlerine dikkat edilmesi, malikin haklarının tam olarak korunması için önemlidir.
