Sosyal Güvenlik Hukuku

Hizmet Tespiti Davası: Sigortasız Çalışmanın İspatı

25 Ağustos 2026

Sena Özcan

Avukat

Hizmet tespiti davası, bir işçinin işvereni tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu'na hiç veya gerçek süresine uygun şekilde bildirilmeyen çalışmasının, mahkeme kararıyla resmi olarak tespit edilerek sigortalılık süresine dahil edilmesini sağlayan davadır.

Sigortalı Sayılmanın Şartları

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalı sayılır. Bu sigortalılığın hüküm ifade etmesi için işverenin işçiyi Kuruma bildirmesi ve prim ödemesi gerekir; ancak uygulamada bu bildirim bazen hiç yapılmaz veya eksik yapılır.

Sigortasız (kayıt dışı) çalıştırılan bir işçi, bu sürenin emeklilik hesabına dahil edilmesini ancak hizmet tespiti davası yoluyla sağlayabilir; aksi hâlde bu süreler emeklilik yaşı ve prim gün sayısı hesabında dikkate alınmaz.

Hizmet Tespiti Davası Nasıl İspatlanır?

Bu davalarda ispat yükü davacı işçidedir ve tanık beyanı en sık başvurulan ispat aracıdır; işyeri kayıtları, ücret ödemelerine ilişkin banka dekontları, ilgili dönemde işyerinde çalıştığını gösteren yazışmalar da güçlü delil niteliği taşır.

Dava, kural olarak çalışmanın geçtiği işyerinin bağlı olduğu SGK il/merkez müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde açılır; davada işveren ve Sosyal Güvenlik Kurumu davalı olarak yer alır.

Dava Açma Süresi ve Önemi

Hizmet tespiti davası açma hakkı, kanunda öngörülen zamanaşımı sürelerine tabidir; bu nedenle sigortasız çalıştığını fark eden bir işçinin bu süreyi kaçırmadan hukuki sürece başlaması önemlidir.

Tespit edilen hizmet süresi, hem emeklilik yaşının/tarihinin belirlenmesinde hem de kıdem tazminatı gibi çalışma süresine bağlı diğer haklarda doğrudan etkili olduğundan, sürecin özenle yürütülmesi maddi açıdan büyük önem taşır.