Ceza Davalarında Zamanaşımı Süreleri Ne Kadardır?
25 Ağustos 2026
Berşan Celal Şavik
Kurucu Avukat
Dava zamanaşımı, bir suç işlendikten sonra kanunda öngörülen süre içinde soruşturma veya kovuşturma yapılmaması hâlinde devletin o suçtan dolayı ceza kovuşturması yapma hakkının ortadan kalkmasıdır ve süreler 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda suçun ağırlığına göre kademeli olarak belirlenmiştir.
Dava Zamanaşımı Süreleri
Kanunun 66. maddesine göre kamu davası; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi beş yıl geçmesiyle düşer. Daha hafif cezayı gerektiren suçlarda ise cezanın üst sınırına göre kademeli olarak daha kısa süreler (yirmi, on beş, sekiz yıl gibi) uygulanır.
Zamanaşımı süresinin başlangıcı, suçun tamamlandığı tarihtir; teşebbüs hâlinde son hareketin yapıldığı, kesintisiz suçlarda ise kesintinin gerçekleştiği tarih esas alınır.
Zamanaşımını Kesen ve Durduran Hâller
Dava zamanaşımı, kanunda sayılan belirli usul işlemleriyle (örneğin sanığa sorgu için çağrı kâğıdı çıkarılması, iddianamenin düzenlenmesi) kesilebilir; kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar. Bazı hâllerde ise (örneğin izin veya karar alınmasının beklenmesi) süre durur ve bu engel ortadan kalkınca kaldığı yerden devam eder (m.67).
Ceza zamanaşımı ise dava zamanaşımından farklı bir kavramdır; kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmünün infaz edilmemesi hâlinde, kanunda öngörülen sürenin geçmesiyle cezanın infaz edilme imkânının ortadan kalkmasıdır (m.68 vd.).
Zamanaşımının Pratik Önemi
Bir suçun zamanaşımına uğrayıp uğramadığının doğru hesaplanması, hem şüpheli/sanık hem de mağdur açısından davanın seyrini belirleyen kritik bir husustur; kesme ve durma hâllerinin gözden kaçırılması yanlış sonuçlara yol açabilir.
Özellikle uzun süren soruşturmalarda veya yurt dışında bulunma gibi durma sebeplerinin söz konusu olduğu dosyalarda, zamanaşımı hesabının bir ceza avukatı tarafından kontrol edilmesi önerilir.
