Araç Değer Kaybında Zamanaşımı Süresi ve Dava Stratejisi
25 Ağustos 2026
Berşan Celal Şavik
Kurucu Avukat
Araç değer kaybı talebi, motorlu araç kazasından doğan bir maddi zarar talebi olduğundan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.109'da öngörülen zamanaşımı sürelerine tabidir: zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl.
İki Yıllık ve On Yıllık Süre Nasıl İşler?
KTK m.109'a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl; kaza olayla ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü bir fiil oluşturuyorsa bu daha uzun süre; her hâlde ise kaza gününden başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Değer kaybı talebi de bu genel kurala tabidir.
Uygulamada iki yıllık sürenin başlangıcı, zarar görenin değer kaybının varlığını ve miktarını öğrendiği an olarak değil, genellikle kaza/hasar tarihine yakın bir tarih olarak yorumlanma eğilimindedir; bu nedenle değer kaybı talebinin kaza sonrası makul bir süre içinde ileri sürülmesi, zamanaşımı itirazıyla karşılaşma riskini azaltır.
Dava Stratejisi Kurulurken Nelere Dikkat Edilmeli?
Zamanaşımı süresi dolmadan önce sigortacıya KTK m.97 uyarınca yazılı başvuru yapılması ve gerekirse Sigorta Tahkim Komisyonu'na veya mahkemeye başvurulması, hakkın kaybını önler. Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru, zamanaşımını keser; ancak başvurunun süresi içinde ve usulüne uygun yapılması önemlidir.
Delillerin (hasar tespit tutanağı, fotoğraflar, onarım faturaları) kaza tarihine yakın bir zamanda toplanması, hem bilirkişi incelemesinin sağlıklı yürütülmesi hem de zamanaşımı süresi dolmadan önce güçlü bir dosya ile başvuru yapılabilmesi açısından önemli bir strateji unsurudur.
